• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
Bağlar’daki parklar 1 Hazirana hazır Bağlar’daki parklar 1 Hazirana hazır

Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, yeni tip korona virüs salgını ile mücadelede hükümet tarafından uygulamaya konulan normalleşme adımları kapsamında 1 Hazirandan itibaren yeniden vatandaşların hizmetine açılacak parkları dezenfekte edip temizleyerek hazır hale getirdi.

Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, yeni tip korona virüs salgını ile mücadelede hükümet tarafından uygulamaya konulan normalleşme adımları kapsamında 1 Hazirandan itibaren yeniden vatandaşların hizmetine açılacak parkları dezenfekte edip temizleyerek hazır hale getirdi.

Diyarbakır’ın 400 bin nüfuslu merkez Bağlar ilçesinde Ak Partili belediyesi, kendisine ait olan 500 bin metrekarelik alanı kapsayan 63 parkı dezenfekte edip temizleyerek hazır hale getirdi. Vatandaşlar, İçişleri Bakanlığının konuyla ilgili genelgesine uygun olarak parklara girebilecek. Sosyal mesafe ve maske kullanma zorunluluğunun yanı sıra spor faaliyetleri toplu olarak yapılamayacak, sadece bireysel yapılabilecek.

Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Ferit Tutşi, Başkan Hüseyin Beyoğlu’nun talimatı ile tüm parkları steril ve hijyen hale getirdiklerini söyledi. Vatandaşlardan kurallara mutlaka uymalarını isteyen Tutşi, “Park ve açık alanların hizmet vermeye başlaması salgın tehlikesinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Tam tersine çok daha dikkatli ve tedbirli olmalıyız. Kontrollü bir hayat tarzı ile hareket etmek zorundayız. Bu yüzden park ve dinlenme alanlarımızı hazır hale getirdik. Belediye Başkanımız Hüseyin Beyoğlu’nun talimatı ile dezenfekte ve temizlik başta olmak üzere tüm önlemleri aldık.

Vatandaşlarımızdan isteğimiz lütfen sosyal mesafe, maske, hijyen gibi olmazsa olmaz olarak değerlendirdiğimiz kurallara titizlikle riayet etsinler” dedi.

31 Mayıs 2020
Mavi Marmara saldırısının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Mavi Marmara saldırısının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi

Mavi Marmara gemisi ile Filistin’in Gazze şehrine insani yardım götürürken İsrail askerleri tarafından düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 10 vatandaş, olayın yıl dönümünde Diyarbakır’da anıldı.

Mavi Marmara gemisi ile Filistin’in Gazze şehrine insani yardım götürürken İsrail askerleri tarafından düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 10 vatandaş, olayın yıl dönümünde Diyarbakır’da anıldı.

Mavi Marmara gemisi ile Filistin’in Gazze şehrine insani yardım götürürken uluslararası sularda İsrailli askerler tarafından 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırının 10’uncu yılı nedeni ile anma programı düzenlendi. Sur ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan Şehid Ali Haydar Bengi Derneği’nde düzenlenen basın açıklamasını HAYDER adına Ömer Aytaş yaptı. Aytaş, 31 Mayıs 2010’da Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan Mavi Marmara gemisine saldıran terör devleti İsrail tarafından şehit edilen Mavi Marmara şehitlerini ve Ali Haydar Bengi’yi şehadetlerinin 10. yılında hasret, minnet ve özlemle andıklarını söyledi.

“Birlik ve beraberlik, özgür Kudüs yolunda büyük bir ivme kazandırmıştır”

Mavi Marmara yardım gemisinin Filistin’de ve İslam aleminde yeni bir mücadelenin kapısını araladığını belirten Aytaş, “İsrail terör devletinin, uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırının üzerinden 10 yıl geçti. 10 insani yardım gönüllüsünün şehit edildiği, onlarcasının yaralandığı, alıkonulduğu, işkence gördüğü, gasp edildiği Mavi Marmara saldırısının onuncu yıl dönümündeki özgür Kudüs mücadelemiz, kutlu bir sefer hüviyeti kazanarak bugün büyük bir kutlu mücadelenin diriliş muştusuyla tüm dünyaya yayılmıştır. Gazze’ye yapılan insani yardım yolculuğu, 36 ülkeden ve her inançtan insanların olduğu kutlu bir sefer ve özgür Kudüs yolunda önemli bir dönüm noktasıydı.

Bu kutlu seferle Gazze’ye ve dolayısıyla Filistin’e uygulanan ağır ambargo şartları gevşetilmiş, Filistin halkı rahat bir nefes almıştı. Ancak bu kutlu seferde on değerli kardeşimizin şehadeti, Kudüs’ün önemine dikkat çekmiş ve Filistin’de ve İslam aleminde yeni bir mücadelenin kapısını aralamıştı. Kudüs davasının diriliş ve direniş ruhunun en güçlü mücadele örneği bugün tüm İslam ülkelerinde kendini göstermeye devam etmektedir. Dolayısıyla Mavi Marmara ruhundaki sinerji, bugün tüm İslam alemindeki her Müslüman kardeşin benimsediği manevi bir güç haline gelmiştir. Bu birlik ve beraberlik, özgür Kudüs yolunda büyük bir ivme kazandırmıştır” diye konuştu.

“Abluka devam ediyor”

Gazze’deki ablukanın halen devam ettiğini hatırlatan Aytaş, “Bilindiği üzere Mescid-i Aksa’da ve Filistin topraklarının bir parçası olan Gazze’de abluka hala devam etmekte, kara, deniz ve hava koridorları rahatlıkla giriş ve çıkışların gerçekleşmesine imkan tanımayan bir kuşatmayla kapalı bulunmaktadır. Akdeniz’de ve dolayısıyla Gazze kıyılarında bulunan doğalgaz rezervleri bu ablukayı şiddetli hale getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. Bu kirli Siyonist emellere son verilmeden, Gazze halkının sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayacağı serbest dolaşım imkanları sağlanmadan, dışarıdan kara ve deniz yoluyla yardımların Gazze’ye ulaşımı açık hale gelmeden, yani abluka tamamıyla kalkmadan Mavi Marmara kutlu seferin amacına tam da ulaştığını söyleyemeyiz. Mavi Marmara’nın kutlu seferinin 10. yılında büyük davada atılacak her bir adımı, başta Filistin işgali olmak üzere tüm dünyadaki adaletsizliklerin ortadan kalkması için vesile kılmasını, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz” şeklinde konuştu.

31 Mayıs 2020
Bakan Koca: “Risk ortadan kalkmış değil” Bakan Koca: “Risk ortadan kalkmış değil”

Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesinin açılışında konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Normalleşme mücadeleden geri adım atmak anlamına gelmemelidir. El hijyenine her zamankinden daha fazla önem vermeliyiz. Çok değerli insanları bizden alan salgını Allah’ın izniyle hep birlikte yeneceğiz” dedi.

Salgın ve afetlerde kullanılmak üzere yapımı tamamlanan Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete açıldı. Alışı törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Prof. Dr. Murat Dilmener’in kızı Fulya Gençoğlu da katıldı. Toplam 125 bin metrekare alana kurulu Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, 75 bin metrekare kapalı alana sahip. Hastanenin 432’si yoğun bakım olmak üzere gerektiğinde yoğun bakıma dönüştürülebilecek toplam 1008 yatağı bulunuyor. 16 ameliyathane ile hizmet verecek hastanede ileri teknoloji tıbbi donanım kullanılacak.

Hastanenin açılışında kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Murat Dilmener’in kızı Fulya Gençoğlu, “Babamın ismi sayenizde yaşayacak. Standartların üstünde bir hastane olmuş. Çok güzel bir sağlık kompleksi olmuş. Babam gerek doktor gerekse insan olarak çok değerli bir insandı. Binlerce öğrenci yetiştirdi. Bu hastaneye gelenler umarım şifa bulur ve güzel şekilde hastaneden ayrılırlar” dedi.

“Sağlık turizmi açısından da merkez olacaktır”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise, “Sağlık sistemimizin gücüne güç katacak yeni bir adım atıyoruz. 45 günde tamamlanan son bir iki ay içinde inşası tamamlanarak faaliyete alınan bir dizi hastanemiz oldu. İstanbul iki acil durum hastanesine kavuşmuş oldu. Bugün bu hastanelerin ikincisini açıyoruz. Acil durum hastanelerimiz Türkiye için zorunlu projelerdir. Salgında diğer hastanelerimizin normalleşme süreçlerini bu hastanelerimiz sağlayacak. Havalimanına mesafemiz sayesinde İstanbul dışından gelen kişilere acil müdahalede bulunabileceğiz. Sağlık turizmi açısından da merkez olacaktır. Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi de dönemsel bir hastane değil, kalıcı bir hastanedir” dedi.

“Risk ortadan kalkmış değil”

Prof. Dr. Murat Dilmener’in iç hastalıklarında duayen bir hekim olduğunu aktaran Bakan Koca, “Yoksulların doktoru, hocaların hocası. Benim ondan aldığım duygu hep şu olmuştur, İnsanlık merhamet üzerine kuruludur. Bize yön veren efsane hocalarımızdan biriydi. Hekimliği bir teknik meslek olarak değil sanat olarak içselleştirmemizde önder olmuştur. Ödev ahlakına sahip bir insandı. Asistanlığımızda ve meslek hayatımızda üzerimizde emeği olan bir insandı. Risk ortadan kalkmış değil. Normalleşme mücadeleden geri adım atmak anlamına gelmemelidir. El hijyenine her zamankinden daha fazla önem vermeliyiz. Çok değerli insanları bizden alan salgını Allah’ın izniyle hep birlikte yeneceğiz” ifadelerini kullandı.

Volkan Kayalar- Tuncer Cengiz

31 Mayıs 2020
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yapıyoruz’ Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yapıyoruz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin ihtiyacı kavga değil eser siyasetidir. Milletimizin beklentisi polemik değil inşa siyasetidir. Laf yerine eserlerin yarıştığı bir Türkiye için milletimizle el ele çalışmayı sürdüreceğiz. Sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yapıyoruz. İlk çeyrekte ABD yüzde 4,8, Çin 6,8, Fransa 5,8 daraldı. Türkiye ilk çeyrekte sağladığı yüzde 4,5 büyüme ile bu tablodan ayrıştı” açıklamasında bulundu.

Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı.

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Murat Dilmener’in kızı Fulya Gençoğlu, Dilmener’in damadı, torunu, Türkiye Musevilerinin Hahambaşısı İshak Haleva ve sağlık çalışanları katıldı.
“Murat Dilmener hocamız başta olmak üzere korona virüs salgınında kaybettiğimiz vatandaşlarımı saygıyla yad ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Murat Dilmener hocamız insanlara hizmeti gaye edinmiş gerçek bir gönül adamıydı. Hocamız gelen her hastayı kucaklamış biridir. Biz de ismini hastaneye vererek hocamıza olan vefayı göstermek istedik” dedi.

“Genel sağlık sigortamıza gıptayla bakıldığını biliyoruz”

Türkiye’nin salgın sürecine dikkatleri üzerine topladığı bir ülke olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Nüfusumuzun neredeyse tamamını kapsayan herkese aynı hizmeti almasını sağlayan genel sağlık sigortamıza gıptayla bakıldığını biliyoruz. Geçtiğimiz 18 yılda yenilediğimiz bir sağlık altyapısına sahibiz. Doktorundan hemşiresine ve destek personeliyle bir milyon yüz bini bulan sağlık ordumuzla milletimizin hizmetindeyiz. Sayıları 11’i bulan şehir hastanelerimizde hem inşa hem hizmet kalitesiyle küresel düzeyde bir modern hale gelmiştir. Salgın döneminde 2 ayı bulmadan hizmete sunduğumuz bu acil durum hastanelerinin örnek alınacak bir model olduğuna inanıyorum. Dünyada pek çok ülkenin sahra hastaneleri ile çözdüğü sorunu biz çok daha kısa sürede kalıcı hastane inşa ederek çözmeyi başardık. Bu hastanelerin başka özelliği var. Herhangi bir hasta uçakla geldiğinde adeta yaya mesafede ulaşacağı bir yer” dedi.

“İlave kapasitelere gerek kalmadan salgının yayılma hızını kırdık”

“Oluşturulan ilave kapasitelere gerek kalmadan salgının yayılma hızını kırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet ihtiyaç olsaydı bu hastanelerimiz on binlerce canın kurtarılmasına hizmet edecekti. Gerektiğinde tamamı yoğun bakım ünitesi olarak kullanılacak bin 8 yatağıyla bu sağlık kurumları ülkemizin yüz akı olacak. Bin 8 burası, bin 8 Sancaktepe’deki hastane. Sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yapıyoruz. İstanbul’a kazandırdığımız nice büyük tesis içerisinde sağlık tesislerinin ayrı bir yeri vardır. Ülkemize ve milletimize hizmetle geçirdiğimiz her adın her adım rabbimize hamd ettik” diye konuştu.

“Türkiye’nin ihtiyacı kavga değil eser siyasetidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan devamla, “Geçmişte ülkemizin hazine değerindeki yılların nasıl boş tartışmalarla kavgalarla darbelerle geçirildiğini bu süreçte ortaya çıkan neticeyle gördük. Gazi Mustafa Kemal’in, rahmetli Menderes’in, merhum Özal’ın bu ülkeye yaptığı hizmetinin önemi ortaya çıktı. Buna karşın tek parti faşizminin milletin değerlerine değil kalkınmasına vurduğu darbelerin ağır darbelerini de müşahede ettik. Koalisyonlu yılların Türkiye’yi nasıl dibe ittiğinin en çarpıcı ispatı son 18 yılda ettiğimiz kazanımlardır. Türkiye’nin ihtiyacı kavga değil eser siyasetidir. Milletimizin beklentisi polemik değil inşa siyasetidir. Tek numaraları ülkemizin ortak değerlerinin istismarı olanların devri kapanıyor. Laf yerine eserlerin yarıştığı bir Türkiye için milletimizle el ele çalışmayı sürdüreceğiz. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız göstermiştir ki artık hiç kimse milli iradeyi zorla alaşağı edemez. Demokraside ve ekonomide millete beklediği hizmetleri sunamayanların vesayet oyunlarıyla iktidar devşirdiği dönemler geride kalmıştır. Her kim demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri, güvenliği, dış politikayı, kültürü sanatı daha ileriye götüreceğini söylerse ülke yönetimi ona teslim edilir. Her kim ülkeyi daha ileriye taşıyacağını gösterirse millet de ona güvenir. Bunun dışındaki yöntemlerin, zorlamaları da dağılmaya mahkumdur. Türkiye’nin önünde demokrasiden ve kalkınmadan başka alternatif yoktur. Biz de ülkemizi bu doğrultuda geliştirmenin gayreti içindeyiz” dedi.

“İkinci çeyrek bir miktar sıkıntılı gözükse de sonrası aydınlıktır”

Salgının ekonomideki etkilerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde yavaşlayan ekonomik faaliyetlerin bize de olumsuz etkileri oldu. Türkiye bu tür zorlu dönemlere aşina hatta bir anlamda şerbetli bir ülkedir. İlk çeyrekte ABD yüzde 4,8, Çin 6,8, Fransa 5,8 daraldı. Türkiye ilk çeyrekte sağladığı yüzde 4,5 büyüme ile bu tablodan ayrıştı. Dünya ekonomisinde önde gelen ülkeleri yaşadıkları kayıpları nasıl telafi edeceklerini henüz bilmiyorlar. Ülkemiz için ikinci çeyrek bir miktar sıkıntılı gözükse de sonrası aydınlıktır. Sağlık sektöründe de ülkemizin yıldızı giderek parlıyor. Güçlü altyapımız, genç insan potansiyelimizle geleceğe umutla bakıyoruz. Başlattığımız normalleşme adımları, bu yeniden yapılanmanın gerisinde kalmamamız gerektiğini göstermektedir. 83 milyon vatandaşımıza büyük sorumluluk düşüyor. Maske, mesafe ve temizlik konusuna önem düşüyor. Sanayiden tarıma, ticaretten turizme kadar önce hızlı bir toparlanma, ardından atılım işine gireceğiz. Yarından itibaren bu adımı atıyoruz. Seferberlik ruhuyla bu sürece destek vermeliyiz. Milletimize güveniyoruz, ülkemize güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

31 Mayıs 2020
Cuma namazının nasıl kılınacağı belli oldu Cuma namazının nasıl kılınacağı belli oldu

Koronavirüs nedeniyle bir süredir ibadete kapalı olan camiler, yarın kılınacak cuma namazı ile birlikte yeniden ibadete açılacak. Cuma namazı için camiye gelenlerin maske takmaları zorunlu olacak, saflar sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde tutulacak.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında bir süredir ibadete kapalı olan camiler, 29 Mayıs Cuma günü cuma namazı ile birlikte yeniden ibadete açılacak. Namaz cemaatle birlikte sosyal mesafe kurallarına uyarak cami avlusunda ve belirlenen spor salonu, pazar yeri gibi alanda açık havada kılınacak. Ankara’da bulunan camilerde cemaatin temas edeceği alanlarda detaylı temizlik işlemleri yapıldı. Başkent’in simgesi camileri temizleyen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, cami avlularını yıkayarak dezenfekte etti. Cemaatle kılınacak namaz öncesi tüm tedbirler alındı, cami girişlerine dezenfektanlar yerleştirildi. Camilerde tedbir amaçlı tespih, rahle gibi ortak malzeme kullanımına da izin verilmezken, saf düzeni sosyal mesafe kurallarına göre belirlenecek. Dezenfektesi mümkün olmayan malzemeler üzerinde namaz kılınmasına da izin verilmeyecek. Vatandaşlar tek kullanımlık seccade ile namazlarını kılacak. Öğle, ikindi ve cuma namazları cemaatle kılınabilirken, diğer vakitlerde bireysel ibadetler yapılabilecek.

Camilerde alınacak tedbirlere ilişkin bilgi veren Ankara Müftüsü Dr. Yusuf Doğan, ”Salgın süresince camiden uzak kaldık. Muhabbet, birlik mekanlarımızdan maalesef mahrum kaldık. Tüm Türkiye’de cuma namazı ile beraber mahrum kaldığımız ibadethanemize kavuşacağız. Cenab-ı Allah bu felaketi def eylesin, ibadetlerimizde muhabbetle kucaklaştığımız günleri görelim diye temenni ediyoruz” dedi.

“Konulan kurallar vatandaşlarımızın ibadet hayatına konulmuş kısıtlamalar değildir”

65 yaş üstü vatandaşların camilerden bir süre daha uzak kalacağını bildiren Doğan, ”Devletimizin, bakanlıklarımızın Diyanet İşleri Başkanlığımızla yürüttüğü bu süreçte konulan kurallar vatandaşlarımızın ibadet hayatına konulmuş kısıtlamalar değildir. Birileri bunu provake etmesin. Camiye gelirken öncelikli olarak vatandaşlarımız maskesiz olmasınlar, abdestsiz çıkmasınlar, şadırvan ve abdesthaneler kapalı olacak. Seccadelerini alıp çıksınlar, caminin içinde kılınmayacak namazlar. Salgın hastalık nedeniyle mesafeyi gözetmek sebebiyle böyle bir karar alındı” diye konuştu.

“Mutlaka seccadeleri işaretli yere koysunlar”

Türkiye genelinde nerede namaz kılınacağının tespitinin yapıldığını ifade eden Doğan, ”Avlusu olan camilerimizin avlusunda, cami bahçelerinde, buna ilaveten belirlenen halk pazarı meydanları, spor salonları alanları, okulların bahçeleri belirlenen alanlar. Bunlara mülki amirler karar verdi. Bu alanları müftülük ve kaymakamlıklarımızın internet sitesinden öğrenebilir. Açık alanlarda mutlaka seccadelerini işaretli yere koysunlar. Mesafeyi hala gözetiyoruz. Saf düzeninde bir buçuk metre mesafe çok önemli. Olabildiğince hutbeyi kısa ve farz namazdan sonra sünnet namaz ve tesbihatın camide çekilmemesi gerekiyor. Farz namazı bittiği an, bayram sonudur tokalaşmak, bayramlaşmak yok. Farz namazından sonra bir an önce ayrılıp sünnet ve farz namazını evlerimizde eda ediyoruz“ diye konuştu.

“Vatandaşları 5 kişilik cuma komisyonları bilgilendirecek”

Açık alanlarda namaz kılınacağı için buralarda 5 kişilik cuma komisyonları oluşturulduğunu ifade eden Doğan, vatandaşların onların yönlendirme ve rehberliğinden istifade edebileceğini belirterek, ”Onlar ibadetimizin daha sağlıklı bir şekilde icra edilmesi noktasında görev alacaktır. Onların rehberliği hem sağlık hem ibadet açısından çok önemlidir. Ankara özelinde bin 687 mekan cami avluları veya diğer alanlar olarak şekilde belirlendi. 29 Mayıs Cuma gününden sonra namazlar kılınacak. Vatandaşlarımız camiye girilecek diye ısrar edilmesin, camiler kapalı. Belediyelerimiz birkaç gün öncesinden temizlik işlemlerine başladı. Ben teşekkür ediyorum”şeklinde konuştu.

“Maske ve tek kullanımlık seccade dağıtacağız vatandaşlara Büyükşehir Belediyesi olarak”

Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Seyfettin Aslan ise, vatandaşların gönül rahatlığıyla ibadetlerini yapabilmesi için gerekli dezenfeksiyon işlemlerinin gerçekleştirildiğini kaydetti. Aslan, ”Ankara genelinde 3 bin 11 cami var. Bunların bin 684’ü merkezde, 7 tanesi büyük cami. Onlardan başlayarak bütün a gurubu camilerin, yaklaşık 65 cami, biz bunların temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerini yapacağız. Genel temizlikle başlıyoruz. Avluları yıkıyoruz. Cami içlerinin de ikindi namazında gerçekleştireceğiz. Gerekli önlemleri aldık. Güneşte açık olduğu sürece güven içerisinde namaz kılınacak. Hem maske ve tek kullanımlık seccade dağıtacağız vatandaşlara Büyükşehir Belediyesi olarak” dedi.

Hülya Keklik-Yunus Emre Kartal-Bayram Türüdü

28 Mayıs 2020
Gökyüzünde görülen gök taşının Erzurum’da bulunduğu iddiası Gökyüzünde görülen gök taşının Erzurum’da bulunduğu iddiası

Türkiye’nin doğu illerinde dün akşam yaşanan ve birçok kişi tarafından görülen gök taşının Erzurum’da bulunduğu iddia edildi. Mantar toplamak için dolaşan bir kişinin, oluşan derin çukurda bulduğu taşların gök taşı ile olan benzerliği dikkat çekiyor.

Dün akşam saat 20.30’dan itibaren gök taşı yağmuru, Türkiye’nin birçok şehrinde görüldü. Gök taşının yaydığı ışık Doğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Karadeniz’de bulunan Erzurum, Erzincan, Ardahan, Trabzon, Rize, Artvin illerinin yanı sıra Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, başta olmak üzere birçok şehirde de göründü.

Erzurum’un İspir ilçesinde mantar arayan doğa sever Lokman Toptaş, ovanın ortasında oluşan derin çukurun içerisinde taşlar gördü. Çukurun içerisinde bulduğu yaklaşık 3 kilo ağırlığındaki iki parça taşın gök taşı olabileceğini düşündü. Gök taşını internetten araştıran Toptaş, elindeki taşın gök taşına benzediğini fark etti. 2 parça olan taşları muhafaza eden Toptaş, yetkililerle iletişime geçti.

Taşları bulan Toptaş, taşların gök taşına benzediğini ifade ederek, “Mantar için çıktığımız arazide bu taşlara rastladık. Orada bu taşları inceledik. Değişik taşlar olduğu için Erzurum’a getirdik hemen. Dün akşam gök taşı göründüğü için bunların benzerliğinden dolayı gök taşı olabileceğini düşündük. Şimdi yetkililerin incelemesini bekliyoruz. İncelemenin sonrası taşın ne taşı olduğu ortaya çıkacaktır” dedi.

Çağrı Korkmaz – Şahap Gürler

28 Mayıs 2020
Bakan Akar: ’31 Mayıs Pazar gününden itibaren terhisleri başlatacağız’ Bakan Akar: ’31 Mayıs Pazar gününden itibaren terhisleri başlatacağız’

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “31 Mayıs Pazar gününden itibaren terhisleri başlatacağız. Bununla ilgili önemli tedbirler alındı” dedi.

Milli Savunma Bakanı Akar başkanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile bakan yardımcılarının katılımıyla haftalık video konferans toplantısı yapıldı. Ordu komutanları, Muharip Hava Kuvveti Komutanı ve Donanma Komutanı’nın yanı sıra Afganistan’daki Türk Görev Kuvveti Komutanı, NATO Karargahı’ndaki Türk Askeri Temsil Heyeti Başkanı, KKTC’deki Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı’nın da katıldığı toplantıda Bakan Akar, gelişmeler ve sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı, talimatlar verdi. Savunma ve güvenlik konularının yanı sıra korona virüs ile mücadelede alınan tedbirlerin de ele alındığı toplantıdaki talimatlarının ardından değerlendirmelerde bulunan Akar, korona virüs ile mücadele konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ve Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda önemli, başarılı çalışmaların yapıldığını söyledi.

“Korona virüsle mücadeledeki durumumuz diğer ülkelerin silahlı kuvvetlerinden ileride”

Türkiye’nin korona virüsle mücadele konusunda önemli bir durumda olduğunu belirten Akar, Bakanlık bünyesinde kurulan Koronavirüs ile Mücadele Merkezi’nin (KOMMER) koordinasyonunda alınan tedbirlerin silahlı kuvvetlerdeki faaliyetleri sıkıntıya uğratmadan yürütme imkanı tanıdığını söyledi. Türkiye’nin bu konudaki başarısının dünyada ayrı bir noktada olduğunu ifade eden Akar, “Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri olarak da bu konudaki mücadelede dünyadaki diğer silahlı kuvvetlerden daha önde durumdayız. Korona virüsle mücadeledeki durumumuz diğer ülkelerin silahlı kuvvetlerinden ileride. Bu başarı, arkadaşlarımızın ülke genelindeki talimatlara uyumlu şekilde aldıkları tedbirleri kararlı şekilde planlaması ve uygulaması sayesinde kazanıldı” diye konuştu.

“31 Mayıs Pazar gününden itibaren terhisleri başlatacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda başlatılan normalleşme çalışmaları kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinde tayin, atama, görevlendirme, terhis ve celplerin de başlatılacağını bildiren Akar, “Bir ay süreyle terhisler uzatılmıştı. Bu konuda halkımız, asil milletimiz, Mehmetçiğimizin kıymetli aileleri bizleri destekledi, bunun ülkemizin, halkımızın hayrına olacağını herkes ferasetiyle anladı. Alınan tedbirlerin yeterli olduğu, artık terhis ve celplerin başlayabileceği noktasına geldik. İnşallah 31 Mayıs Pazar gününden itibaren terhisleri başlatacağız. Bununla ilgili önemli tedbirler alındı. Terhis olacak gençlerimiz 18 Mayıs’tan itibaren tedbir olarak gözetim altına alındılar. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ile yoğun bir koordinasyon halindeyiz. Şu ana kadar gözetim altında bulunan, terhis olacak gençlerimiz arasında herhangi bir vakaya rastlanmadı. İnşallah 31 Mayıs’tan itibaren gençlerimizi sağlıklı bir şekilde birliklerinden yolcu edip, terhislerini sağlayacağız. Diğer taraftan da yeni celp kapsamında gençlerimizin de sağlıklı şekilde birliklerine katılabilmesi için her türlü tedbiri aldık. İl ve ilçe sağlık müdürlükleri ile garnizon komutanlıklarımızın aldığı tedbirler kapsamında askere gelecek gençlerimize 3-4 gün öncesinde PCR testi yapılacak” ifadelerini kullandı.

Akar, bu konudaki tedbirleri, çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, “Özetle bizim amacımız Mehmetçiği birliklerinden evlerine sağlam olarak göndermek, evlerinden birliklerimize gelecek gençlerimizin de sağlam şekilde birliklere intikalini sağlamaktır. Bu konudaki çalışmalarımız sürüyor. Bu konuda aldığımız bu tedbirleri içten, samimi şekilde uygulayan tüm Mehmetçik ile aldığımız bu kararları destekleyen, anlayış, sabır gösteren anne-babalara da en içten duygularla şükranlarımı sunuyorum. İnşallah bu faaliyeti de kazasız, belasız icra edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Terörle mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor”

Gerek yurt içi, gerekse sınır ötesinde terörle mücadelenin devam ettiğinin altını çizen Akar, “FETÖ dahil olmak üzere terörle mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar da mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecektir” dedi.

Abdullah Sarica

28 Mayıs 2020
Bağlar Belediyesi Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürdü Bağlar Belediyesi Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürdü

AK Partili Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, geride kalan Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırdığı gıda ve sosyal yardımlarla binlerce ailenin yüzünü güldürdü.

AK Partili Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediyesi, geride kalan Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırdığı gıda ve sosyal yardımlarla binlerce ailenin yüzünü güldürdü.

Bağlar Belediyesi, Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlara sağladığı gıda ve sosyal desteklerle 5 bin aileyi sevindirdi. Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu tarafından görevlendirilen ekipler, tespit edilen ailelerin ihtiyaçlarını temin edip daha sonra evlerinde ziyaret ederek ulaştırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ çerçevesinde daha önce 2 aylık maaşını bağışlamasıyla dikkat çeken Başkan Beyoğlu, ihtiyaç sahibi vatandaşların gıda ve sosyal yardım taleplerini de belediye bütçesine yük olmadan bulduğu kaynaklarla sağladı.

“İnsanlarımızın yüzünü güldürebildiysek ne mutlu bize”

Göreve geldikleri 16 Nisan 2019 tarihinden sonra 60 binden fazla aileye gıda ve sosyal destek sağladıklarını belirten Beyoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı sosyal, gönül ve hizmet belediyeciliğine devam edeceklerini söyledi. Yeni tip korona virüs salgını süreci ve Ramazan ayında vatandaşların mağdur olmaması için yoğun bir çaba ortaya koyduklarını dile getiren Başkan Beyoğlu, “Bu yıl mübarek Ramazan ayı insanlık tarihinin en ağır salgınlarından olan yeni tip korona virüs sürecine denk geldi. Dolayısıyla belediye olarak bizim yükümüz de arttı. Tüm ekiplerimiz ve imkanlarımızla seferber olarak milletimize hizmet ettik, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın taleplerini yerine getirerek evlerine kadar ulaştırdık. Onların yüzünü bir nebze de olsa güldürebildiysek bundan mutluluk duyarız. Cumhurbaşkanımızın rotasını çizdiği sosyal, hizmet ve gönül belediyeciliğine imkanlar dahilinde inşallah devam edeceğiz” dedi.

27 Mayıs 2020

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler