• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C
Beyoğlu: “Kentsel dönüşüm ve Millet Bahçesini hayata geçireceğiz” Beyoğlu: “Kentsel dönüşüm ve Millet Bahçesini hayata geçireceğiz”

DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediye Başkan Hüseyin Beyoğlu, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in önderliğinde Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmeleri değerlendirerek, kentsel dönüşüm ve Millet Bahçesi projelerini gerçekleştireceklerini söyledi.

DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Belediye Başkan Hüseyin Beyoğlu, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in önderliğinde Ankara’da gerçekleştirdikleri görüşmeleri değerlendirerek, kentsel dönüşüm ve Millet Bahçesi projelerini gerçekleştireceklerini söyledi.

Bağlar Belediye Başkan Hüseyin Beyoğlu, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker ile birlikte Ankara’da yaptıkları görüşmeleri değerlendirdi. 6 buçuk aylık hizmet dönemiyle ilgili değerlendirmede bulunan Beyoğlu, Bağlar’ı model kent haline getirmek istediklerini, istenilirse hizmetin yapılabileceğini, geri bırakılmış ve hizmetten yoksun bırakılmış kentin kaderinin değişebileceğini Bağlar ‘da göstermek istediklerini ve bunu tüm kurumların desteğiyle başarabileceklerini kaydetti.

“Hükümetin desteği olmadan başarı sağlanamaz”

Bağlar’ın çok ciddi sorunları olduğunu, bir yandan da bunlara kısa vadeli çözümler üretmeye çalışırken, diğer yandan kronik hale gelen sorunların çözümü için projeler ürettiklerini belirten Başkan Beyoğlu, “Bu sorunları belediye olarak tek başımıza çözmemiz mümkün değil. Bu yüzden devletimizin ilgili kurumları ve birimleriyle her zaman iletişim halindeyiz. İlgili kurumlarla koordineli olarak ve uyum içerisinde çalışmaya özen gösteriyoruz. Kendisi de belediye başkanlığından gelen ve bu konuda en somut en önemli referansımız olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel yönetimlerle ilgili uyarı ve söylemlerini, talimatlarını esas alarak halkımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın her defasında vurguladığı üzere belediyeler siyaset yeri değil, hizmet üretilmesi gereken yerlerdir. Halkımıza hizmet ederken hiçbir siyasi ayrım yapmıyoruz. En ücra noktadaki kırsal bölgeden şehir merkezinin her noktasına kadar tüm halkımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Kentimizin hak ettiği hizmetleri alması noktasında her türlü girişimde bulunuyoruz. Göreve geldiğimizden beri yanımızda olan, her türlü desteği sağlayan Diyarbakır Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Hasan Basri Güzeloğlu’nun öncülüğünde hizmet üretmeye gayret ediyoruz” dedi.

“Diyarbakır’ın kaybedecek zamanı yok”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere bakanların gerekli kolaylığı ve desteği sağladıklarını aktaran Başkan Beyoğlu, “Tek başımıza bu iletişimi kurmamız ve geliştirmemiz mümkün değil. Diyarbakır’a değerli hizmetlerde bulunmuş olan, kentimiz için önemli bir değer olarak gördüğümüz önceki dönem bakanımız ve milletvekilimiz Mehmet Mehdi Eker, bakanlıklarımız ve kurumlarımız bazında yaptığımız girişimlerde, görüşmelerde önderlik ediyor. Kendisinin önderliğinde, kendisiyle birlikte görüşmelerde bulunuyoruz. Ankara’da çok faydalı ve kentimiz için müjde niteliğinde görüşmeler gerçekleştirdik. Sonuç alıcı gelişmeler yaşandı. Kısa zamanda bunların sonuçlarını görmeye başlayacağız inşallah. Diyarbakır’ın zaman kaybetmeye değil, hizmet almaya hakkı var. Bağları model kent haline getirmek istiyoruz. İstenilirse hizmetin yapılabileceğini, geri bırakılmış ve hizmetten yoksun bırakılmış kentin kaderinin değişebileceğini Bağlar ‘da göstermek istiyoruz. Bunu hep birlikte başaracağız. Bakanımız Mehmet Mehdi Eker ‘in önderliğinde tüm kurumların ve halkımızın desteğiyle başaracağız. Biz hizmet etmek istiyoruz, söylemlerimizi icraata dökmek istiyoruz. Bizim için ve kentimiz için değerli olan zamanı bunun dışındaki polemiklerle boşa harcamak istemiyoruz. Bu yüzden Diyarbakır için Bağlar için hizmet zamanıdır dedik ve demeye devam edeceğiz. Bir yandan gönül belediyeciliği diğer yandan hizmet belediyeciliği yapacağız. Halkımız hizmetlerimizi görerek, yaşayarak hissedecek. Bunu yaparken siyasi kaygılarımızı öne çıkarmayacağız. Halkımızın dualarında yer almaya, gönüllerinde yer almaya talibiz. Bizim için en büyük ödül bu olur” diye konuştu.

17 Ekim 2019
Sur mağduru çocuklar gönüllerince LİV SUİT OTELDE eğlendiler Sur mağduru çocuklar gönüllerince LİV SUİT OTELDE eğlendiler

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde terör mağduru 150 çocuk aileleriyle beraber Dermanbaba Lakaplı hayırsever Yılmaz Acu’nun girişimiyle düzenlenen eğlence gecesinde gönüllerince eğlendi.

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde yaşanan terör olayları sonrası evlerinden ayrılmak zorunda kalan ve şehrin bir çok noktasına yerleşen yetim, öksüz ve engelli çocuklar Liv Suit Otelin desteği ve Dermanbaba Lakaplı hayırsever Yılmaz Acu’nun girişimiyle Liv Suit otelde düzenlenen moral gecesinde doyasıya eğlendiler.

Emekli banka müdürü Hamza Serçek, AK Parti Bağlar İlçe Başkanı Murat Alabalık, AK Parti Bağlar İlçe Başkan Yardımcısı Şefike Kızılkan, AK Parti Bağlar İlçe yönetim kurulu üyesi Veysi Cengiz Elhansu ve Diyarbakır’ın mahalli sanatçılarından Mehmet Çakar ile yaklaşık 150 çocuk ve ailesinin katıldığı gecede hiçbir masraftan kaçınılmazken, mahalli ve tanınmış sanatçılar da

seslendirdikleri birbirinden güzel şarkılar ile çocukların ve ailelerinin gönüllerini feth ettiler. Liv Suit Otel Sahibi Ferman Zaman’ın BÜTÜN MASRAFLARI  finanse ettiği gecede Dermanbaba Lakaplı hayırsever Yılmaz Acu geceye katılan çocuklar ve aileleriyle birer birer ilgilendi.

Slov ve Fantezi  Müziği’nin güçlü sesi İsmail Tatlıdil ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Mustafa Aran’da geceye katılan çocuklar için birbirinden güzel şarkılarını seslendirerek çocuklar için düzenlenen moral gecesinde moral dağıttı.

“ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

Çocukların güzel gülüşlerini eksiltmemek adına böyle bir organizasyona destek olmak istediklerini belirten Slov ve Fantezi  Müziği’nin güçlü sesi İsmail Tatlıdil, “Böyle bir gecede şarkı söylemem için Yılmaz Acu kardeşimden talep gelince bütün işlerimi bırakıp hemen kabul ettim, çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir.

Böylesi bir gecede şarkı söylemek benim hayatımın en güzel gecesiydi. Çocukların güzel gülüşlerini eksiltmemek adına elimizden geleni yaptık. Şarkılarımızı seslendirdik ve çocuklar çok mutlu oldular, onların mutluluğu bizimde mutluluğumuzdur. Çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Böyle bir geceyi tertip eden Yılmaz Acu, Liv Suit Otel Sahibi Ferman Zaman beye sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

“OTELİMİZİN KAPISI ÇOCUKLAR İÇİN ARDINA KADAR AÇIKTIR”

Ülkemizin geleceği olan çocuklar için bir gece düzenlemek isteyen Yılmaz Acu’nun talebinin geri çevrilemez olduğunu belirten Liv Suit Otel Sahibi Ferman Zaman’da “Diyarbakır’da yapmış olduğu hayırlar ile tanınan Yılmaz Acu Beyefendi kardeşim mağdur durumda olan çocuklar için bir moral gecesi tertip etmek istediğini söyledi, bende kendisine otelimizin kapısının ardına kadar kendilerine açık olduğunu söyledim.

Diyarbakır’ın çeşitli mahallelerinde oturan, sur mağduru, yetim, öksüz ve engelli çocuklar ve aileleri için otelimizde bir eğlence gecesi düzenledik. Müzikli, sanatçılı gecede misafirlerimize ikramlar sunduk. Hiçbir şekilde maddi bir talepte bulunmadık kendilerinin bizim için hayır duaları maddiyattan daha üstündür. Böylesi bir geceye katkı sunabilmek bizler için mutluluk kaynağı oldu” dedi.

“BEKLENTİMİZ ÇOCUKLARIN SAMİMİ DUALARIDIR”

Geleceğin mimarı çocuklar için hayatı boyunca mücadele ettiğini belirten ve bundan sonraki hayatı boyuncada mağdur çocuklar için mücadele edeceğini belirten mağdur ailelerin dermanbaba diye tanıdığı Yılmaz Acu ise, “Ben yıllardır mağdur ve ihtiyaç sahibi insanlar için mücadele ettim ve hayatım boyuncada etmeye devam edeceğim. Mağdur aileleri ziyaret ederken çocuklarda benden birşeyler istiyor. Son olarak bir çocuk benden hiç şarkıcı falan dinlemediklerini söyledi.

Aklıma onlar için müzikli yiyecekli bir eğlence gecesi düzenlemek geldi. Bu fikrimi öncelikle Liv Suit Otel Genel Müdürü Ferman Zaman beyefendiye ilettim. Saolsun otelinin kapısının ardına kadar açık olduğunu belirtti. Daha  öncede fakir yoksul ailelere insani yardımları olmuştu bu gecede tüm masrafları Ferman Zaman beyefendi Liv Suit Otel olarak karşıladı. Allah binlerce defa kendisinden razı olsun. Diyarbakır’ın tanınmış meşhur kadayıfçılarından Sıtkı Usta, Elif Hanım, Yasemin Hanım Rehabilitasyon Merkezi sahibi Yasemin Timur’da geceye gelen çocukların ulaşım sorunlarına destek oldular. Sonrası sanatçı dostlarım Slov ve Fantezi  Müziği’nin güçlü sesi İsmail Tatlıdil

ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Mustafa Aran ’da gecede şarkı söyleyebileceklerini dile getirdiler. Böylesi hoş bir gece ortaya çıktı. Diyarbakır’ın varoşlarından yetim, engelli ve sur mağduru yaklaşık 150 çocuk ve ailesine unutamayacakları bir gece yaşattık. Çocuklar çok sevindiler aileleriyle beraber doyasıya eğlendiler. Bizim burada beklediğimiz yegane şey bu çocukların samimi dualarıdır” diye konuştu. Diyarbakır’ın tanınmış meşhur kadayıfçılarından Sıtkı Usta, Elif Hanım, Yasemin Hanım Rehabilitasyon Merkezi sahibi Yasemin Timur geceye ulaşım konusunda katkı sağladılar.

“ONLAR BİZİM YETİMLERİMİZİ SEVİNDİRDİ ALLAH’TA ONLARI SEVİNDİRSİN”

Gecede emeği geçen herkese minnettar olduklarını belirten Sur Mağduru Birgül Yılmaz, “Bu gecede emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim bizim yetimlerimizi sevindirdiler Allah’ta onları sevindirsin. Çocuklarımız güzel bir gece geçirdi. Bizleri araba ile evden aldılar araba ile götürdüler. Böylesi bir geceyi düzenleyen başta dermanbabamız Yılmaz Acu, Liv Suit Otel Sahibi Ferman Zaman beyefendi, sanatçılarımız İsmail Tatlidil ve Mustafa Aran, Diyarbakır’ın tanınmış meşhur kadayıfçılarından Sıtkı Usta, Elif Hanım, Yasemin Hanım Rehabilitasyon Merkezi sahibi Yasemin Timur’çok teşekkür ederiz Allah hayırlarını kabul etsin” dedi.

ÇOCUKLARI SEVİNDİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞADIK

Fakir ve yoksullar için düzenlenen her etkinlikte yer alabileceğini dile getiren Türk Halk Müziği Sanatçısı Mustafa Aran ise, “Dermanbaba lakaplı hayırsever Yılmaz Acu beyefendiyi yıllardır çok yakından tanırım. Kendisi insanlara insanlık için yardım eli uzatır. Mağdur ve fakir neredeyse Dermanbaba Yılmaz Acu beyefendi oradadır. Bana yoksullar için bir gece düzenlemek istediğini söyledi ve davette bulundu. Bende memnuniyetle kabul ettim. Çocukları sevindirmenin mutluluğunu yaşadık. Ne zaman fakir ve yoksullarımız için bir etkinlik olsa hazırım. Böylesi güzel gecede sahne almam benim için onurdur” diye konuştu. 


17 Ekim 2019
NCITY Outlet Alışveriş Merkezi’nde Marka İndirim Festivali başladı NCITY Outlet Alışveriş Merkezi’nde Marka İndirim Festivali başladı

Alışverişi her zaman keyifli ve kazançlı hale getiren Diyarbakır’ın en iyi alışveriş merkezlerinden biri olan NCITY AVM, yepyeni bir İndirim Festivali’ne kapılarını ardına kadar açtı.

11 Ekim’de Bayramoğlu’nda bulunan NCITY AVM’de düzenlenen festival 26 Ekim tarihine kadar müşterilerinin ziyaretini bekliyor.

Kazançlı alışveriş adresi haline gelen ve Diyarbakırlıların uğrak mekanı olan NCITY Alışveriş Merkezi 11-26 Ekim tarihleri arasında düzenlediği “İndirim Festivali” ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Diyarbakırlılar NCITY AVM’nin düzenlediği festival ile keyifli ve kazançlı alışveriş keyfi yaşayacak.

FESTİVAL BELİRLİ ARALIKLARLA DEVAM EDECEK

Konuyla ilgili açıklamada bulunan NCITY Outlet Alışveriş Merkezi Genel Müdürü Necdet Sezgenç, “ Değerli iş ortaklarımız ve kiracılarımızın talepleri doğrultusunda yönetim kararı il11-26 Ekim tarihleri arasında düzenlediğimiz Marka İndirim Festivali halkımız tarafından da yoğun ilgi görüyor.

Alışveriş merkezimizdeki mağazalarımızın kaliteli marka ürünlerini maliyetinin altında fiyatlarla halkımızın beğenisine sunduğu bu festivalde halkımız, kadın, erkek, spor, abiye, çocuk giyim  üzerine buldukları bol çeşitlerden ve uygun fiyatlardan oldukça memnun gözüküyor.

Bir çok müşterimizin hergün geldiğine ve alışveriş yaptığına da şahit oluyoruz. Ekonomik sıkıntıların hat safhada olduğu bu günlerde kaliteli markalar ve cazip fiyatlarla insanımızın yüzünü güldürmüş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Tüm mağazaların  katılımı ile esnafımızınıda yüzleri güldü. Festivalimiz belli aralıklarla devam edecektir. Değerli ziyaretçilerimizin bizi takip etmelerini rica ediyoruz” dedi.

KALİTELİ VE UCUZLUR BİR ARAYA GETİRİLDİ

Kaliteli ve ucuzluğun bir araya getirildiği festivalin düzenlenmesinden mutluluk duyduklarını dile getiren müşterilerden Yılmaz Acu, “Böylesi güzel bir alışveriş merkezinde kaliteli  ve alım gücü zayıf olan insanlarımıza bir festival düzenlenmesi bizleri çok mutlu etmiştir. İnşallah başka alışveriş merkezlerine bu örnek olur. Festivalde fiyatlar yarı yarıya inmiştir, çok sevindik inşallah her yıl bu festival yapılır. Bu örnek davranışlarından dolayıNCITY Alışveriş Merkezi Genel Müdürüne  ve festivale katılan destek veren tüm esnaflara sonsuz teşekkür ederiz” dedi.

“HEP MARKA KIYAFTLER VAR”

Festivalde hep marka kıyafetler gördüklerini dile getiren vatandaşlardan Şefika Cihan Kızılkan ise, “Festivale gelmeden önce mutlaka kalitesiz kıyafetlerin satıldığı düşüncesindeydim ancak festivali görünce satılan malzemelerin hepsinin marka ve kaliteli malzemeler olduğunu gördük.

Fiyatlar ise yarı yarıya inmiştir. İnanamadık, ihtiyacımıza binaen bir çok kıyafet aldık ve çok memnun kaldık. Böyle bir festivalin yapıldığından bir çok insanın haberi yok bende son anda farkettim ve duydum. Bende yakınlarıma söyleyeceğim gelip bu fırsatı kaçırmasınlar. Böylesi bir olanağı sağlayan herkese sonsuz teşekkürler” diye konuştu.

ÖZEL HABER:YILMAZ ACU

17 Ekim 2019
74 yaşındaki Ekrem Yaşlı, Kürtçe konuştuğu için saldırıya uğradı 74 yaşındaki Ekrem Yaşlı, Kürtçe konuştuğu için saldırıya uğradı

Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde Kürtçe konuştuğu için önce 6 kişi tarafından linç edilen ve sonra başından silahla vurulan 19 yaşındaki Şirin Tosun’un öldürülmesine ilişkin tartışmalar durulmazken bir yeni ırkçı saldırı haberi de Çanakkale’den geldi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde göz ameliyatı olan 71 yaşındaki eşiyle Kürtçe konuşan 74 yaşındaki Ekrem Yaşlı, bir hasta refakatçısı tarafından darp edildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde göz ameliyatı olan eşi Bedriye Yaşlı (71) ile Kürtçe konuşan Ekrem Yaşlı (74), başka bir hasta refakatçisi tarafından ırkçı saldırıya uğradı. Eşinin Türkçe bilmediğini ifade eden Yaşlı, “Ben bir şey demedim ona. Bana ‘sen nereden geldin?’ gibi bir şeyler söyledi. Ben anlamadım önce. Sonra koltukta oturuyordum, bir ara göz göze geldik. ‘Bana neden bakıyorsun?’ dedi. Ben de ona bakmadığımı söyledim, ayrıca ‘bakmak yasak mı?’ dedim. Arkasında soda şişesi saklıyormuş. ‘Ben sana bana bakma demedim mi’ dedi, ‘burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ diyerek soda şişesiyle iki kez kafama vurdu” dedi.

Kendisine vuranın 20’li yaşlarda biri olduğunu söyleyen Yaşlı, hastane polisine şikâyetçi oldu. Orada ilk ifadesini veren Yaşlı, savcılığa da şikâyette bulunacağını ifade etti. Konuyla ilgili İnsan Hakları Derneği (İHD) Çanakkale Şubesine başvuru yapılırken, İHD yetkilileri olayın adli boyutu itibariyle takip edileceğini, Çanakkale’de insanların bir arada ve barış içinde yaşadığını, bu tür ırkçı saldırılara izin verilmeyeceği ifade edildi.

HDP’li Gergerlioğlu: Bir de hâlâ “Kürt meselesi nedir” diyenler var, hayret!

Bir diğer tepki de HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan geldi. Üç gün önce Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle öldürülen 19 yaşındaki Şirin Tosun’u hatırlatan Gergerlioğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da, “Kürtlerle bir meselemiz yok” sözlerini de gündeme alarak, “Şimdi de bu amca saldırıya uğramış. Bir de hâlâ ‘Kürt meselesi ne ki, nereden cıkmış, yok öyle bir şey’ diyenler var, hayret..! Ülke sorunlarından habersiz bu kadar büyük bir kitle, ne diyeyim!” diye yazdı.

AKP’li Yeneroğlu Kürtçe mesaj yayımladı, “Irkçılık yapan bizden değildir” dedi

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, eşiyle Kürtçe konuştuğu için saldırıya uğrayan 74 yaşındaki Ekrem Yaşlı için Kürtçe bir mesaj paylaştı. Twitter’dan olaya ilişkin açıklama yapan Yeneroğlu, “Xwedê şifayê bide apê me, bi hurmet têm destê te” (Allah amcama şifa versin, hürmetle ellerinden öperim) ifadelerini kullandı.

Olaya ilişkin haberi paylaşan Yeneroğlu, mesajına Türkçe devam etti. Yeneroğlu, “Dedesi yaşında, saygı gösterilmesi gereken bir büyüğe saldırmak; nasipsizliktir, barbarlıktır. Efendimizin buyurduğu gibi, ırkçılık yapan bizden değildir” dedi.

Kaynak: www.birgun.net


16 Ekim 2019
Bakan Kurum’dan Bağlar Belediyesi projelerine destek Bakan Kurum’dan Bağlar Belediyesi projelerine destek

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri ile Bağlar, Hani ve Çermik Belediye Başkanlarını kabul etti.

Bakan Kurum, görüşmede Bağlar Belediyesi tarafından yapılacak projeleri onaylayarak destek sözü verdi.

AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Mehdi Eker, Oya Eronat, Ebubekir Bal ve Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, Hani Belediye Başkanı İbrahim Lale ve Çermik Belediye Başkanı Şehmuz Karamehmetoğlu Ankara’ya çıkarma yaptı. Başkan Hüseyin Beyoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile yapılan görüşmeler sonucunda Bağlar Belediyesi tarafından yapılacak olan eski Bağlar bölgesinde planlanan kentsel dönüşümün hızlandırılması talimatını ve belediyeye alınacak temizlik araç ve gereçleri sağlanması konusunda destek sözü aldıklarını söyledi.

“Bağlar Belediyesi’ne ait yeşil kuşak alanının millet bahçesine dönüştürülmesi projesine onay”

Diyarbakır ve Bağlar’a yapılması planlanan hizmetlerle ilgili Bakan Murat Kurum’dan önemli müjdeler aldıklarını belirten Başkan Hüseyin Beyoğlu, “Bölgemizin kalkınmasına büyük önem veren sayın bakanımızdan çok önemli destek sözleri aldık. Bağlar’ımız Millet Bahçesi’ne kavuşacak. Kentsel dönüşüm süreci hızlandırılacak. Temiz Bağlar çalışmamız için yeni temizlik araç ve gereçleri desteği sağlanacak. Bakanımızdan belediyemiz bünyesinde yer alan yeşil kuşak alanımızın millet bahçesine dönüştürülmesi ve eski Bağlar bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan kentsel dönüşümün hızlandırılması sözünü aldık. Yine Bakan Kurum’un desteğiyle belediyemiz bünyesine yeni temizlik araç ve gereçleri alınacak. Bağlar’ın inşasına, kalkınmasına, gelişmesine ve temiz bir alan haline gelmesine büyük katkı sunacak adımlar atıldı. Bundan dolayı hem heyecanlıyız, hem de mutluyuz. Bu konuda rol modelimiz olan sayın cumhurbaşkanımızın öncülüğünde hem gönül hem de hizmet belediyeciliği yaparak ilgili bakanlıklarımızın ve devletimizin ilgili kurumlarının desteğiyle kentimizi layık olduğu hizmetlere kavuşturacağız. Hepsi ile tam uyum içinde çalışıyoruz. Yeni hizmetlerimiz şimdiden Diyarbakır’ımıza ve Bağlar’ımıza hayırlı olsun” dedi.

16 Ekim 2019
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Tarihte sivil katliamı yapmadık yapmayız’ Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Tarihte sivil katliamı yapmadık yapmayız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugünlerde hemen her gün, hatta kimi günler birkaç tane Batılı lider Barış Pınarı Harekatı’nı durdurmamız için bizi arıyor. Bu harekatı durdurun diyorlar ama bugüne kadar bizi teröristler tarafından ülkemize atılan 900’e yakın havan ve roketler için üzüntülerini bildirmek üzere kimse aramadı. Bizi bu saldırılarda hayatını kaybeden 20 vatandaşımız için başsağlığı, yaralanan 170 vatandaşımız için geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere de kimse aramadı. Bunları iyi tanıyın, bunlara hiç güvenmeyin” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Meclis gündeminde yargı reformu başta olmak üzere çok önemli hazırlıklar ve kanun tasarılarının olduğunu kaydeden Erdoğan, “Milletvekillerinin Mecliste iştirak noktasında zayıf olduklarını grup başkan ve başkanvekili arkadaşlarımdan aldım. Bizim gibi böyle güçlü bir partiye yakışmıyor. Arkadaşlar bizim salı, çarşamba, perşembe fevkalade haller dışında 3 gün, 3 günümüzü Meclis çalışmalarına örnek bir parti olarak veremezsek bize yazıklar olsun. Burada hassas olmamız lazım. Hele hele bu dönemde çok daha hassas olmamız lazım. Arkadaşlar, sizleri bahçelerden toplayıp gruba getirmemesi lazım. Bunu özel bir ricam olarak söylüyorum. Bu dönemde de Cumhur İttifakı olarak Meclisi etkin bir şekilde çalıştırmakta kararlıyız ancak bu iştirakleri tam yaparsak. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olduğuna inandığımız her konuda Mecliste temsil edilen diğer siyasi parti grupları ve milletvekilleriyle uzlaşma yollarını aramayı sürdüreceğiz. Meclisin gereksiz yere oyalanmasına, kilitlenmesine yönelik hiçbir girişime de eyvallah etmeyeceğiz. Yeni yasama yılının ülkemize, Meclisimize ve milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Suriye’de 9 Ekim günü saat 16.00’da başlatılan Barış Pınarı Harekatı’nın başarıyla devam ettiğini söyleyen Erdoğan, “Türkiye, harekatı başlatma noktasına bir anda gelmemiştir. Bu işin bölücü terör örgütü ile mücadelemiz bakımından yaklaşık 40 yıllık, Suriye sorunu bakımından 8 yıllık mazisi var. Bugün geldiğimiz noktada 40 yıldır on binlerce vatandaşımızın canına mal olan, ülkemize maliyet getiren bölücü terör meselesinin nasıl ortaya çıktığını ve büyüdüğünü daha iyi anlıyoruz. Ülkemiz her hal ve şart altında müttefiklik hukukunun gereklerini yerine getirmiştir. Buna karşılık müttefiklerimizin yüzümüze başka konuştuğu arkamızdan ise başka işler çevirdiği açığa çıkmıştır. Her şeye rağmen Türkiye’nin tavrı barıştan, huzurdan yana olmuştur” diye konuştu.

Suriye meselesinin Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasının yeniden dizayn edilmesini amaçlayan bir projenin ürünü olduğunu kaydeden Erdoğan, “Gerçi biz Suriye yönetimine daha ortada hiçbir çatışma yokken demokrasiden, hukuktan yana tavır takınması için çok tavsiyede bulunduk. Vatandaş dahi sayılmadıkları için ezilen, dışlanan Kürt kardeşlerimize yine ülkemizle irtibatları sebebiyle baskı altında tutulan Türkmen kardeşlerimize hakkaniyetle davranılması için ısrarcı olduk. Bunu bizzat Esed’in kendisine defaatle söylemiş bir liderim. Bizim tekliflerimiz değerlendirmeye alınmadı. Baskı, şiddet ve zulüm yolu seçildi. Suriye’de yaklaşık 1 milyon masum insanın hayatına malolan kriz böyle başladı” dedi.

Arap Birliğine de tepki gösteren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Son 8 senede ülke nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan 12 milyon kişinin evlerinden kaçmalarına bunların yarısının da ülke dışına gitmesine yol açan çatışmalar yaşandı. Suriye dışına giden 6 milyon Suriyelinin 4 milyonu da ülkemize gelmiştir. Bunların 3 milyon 650 bini ağırlıklı olarak Arap, Türkmen bunun yanında Ezidisi vesaire. Ama 350 binin tamamına yakını Kürt’tür. Bunlar Kobani’den gelenlerdir. 4 milyon şu anda Suriye’den gelen bu mülteciler var. Tamamına yakını Arap olan bu mülteciler bize maalesef ifadeyi kullanmakta bile edep ettiğim Arap Ligi’ne hiç yakışmıyor. Ey Arap Ligi acaba siz ne kadar Suriyeliyi kabul ettiniz. Ya siz Suriye’yi Arap Ligi’nden çıkardınız şimdi de Türkiye’ye hakaret etmek için Suriye’yi almak gibi bir projeyi hayata sokmaya çalışıyorsunuz. Yaşanan bütün bu kaos ortamını fırsat bilen kimi güçler DEAŞ adı altında bir cinayet makinesi keşif etmiş ve iplerini sürekli ellerinde tutarak ortaya salmıştır. Arap Ligi’nin bugün bu mültecilerle ilgili bir Allah kuruşu destek verdiği vaki mi? Hayır. AB’nin sadece 3 milyar avro uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla Kızılay’a, AFAD’a verdiği destek. Verdiği destek sözü 6 milyar avro idi. Bu konuda yaptığımız harcama 40 milyar doları aşmıştır.”

“DEAŞ’ın faaliyet gösterdiği, katliamlar yaptığı, müdahalelere sebep verdiği bölgelerin tamamı da coğrafyamızın kadim halklarının yaşadığı yerlerdir. İslam ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu vahşi örgüt İslam ve Müslümanların en büyük düşmanıdır. Bugün dahi hala bölgede Müslümanlar lehine atılabilecek her adımın önüne DEAŞ faktörü bir engel olarak çıkartılmaya devam ediyor. Üstelik DEAŞ’ı proje olarak geliştiren, maddi olarak destekleyen ülkeler bugün karşımıza güya en büyük DEAŞ düşmanı görüntüsüyle çıkıyor” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Biz bu konuda kimin ne rolü oynadığını gayet iyi biliyoruz. DEAŞ’ın bölgemizde çöküşünü başlatan ise yine biz olduk. El Bab’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getiren biz olduk. Bunlar, başta FETÖ’cüler olmak üzere hep aleyhte güya biz DEAŞ’a karşı müşfikmişiz. Tıpkı bir balon gibi sürekli şişirilen gücü sadece masumlara yeten bu örgütün foyasını Fırat Kalkanı Harekatı ile biz ortaya çıkardık. Bu harekatta yaklaşık 3 bin teröristi etkisiz hale getirerek DEAŞ balonunu söndürdük. Fırat Kalkanı Harekatının ardından müttefiklere Rakka ve Deyrizor tarafı başta olmak üzere Suriye’de DEAŞ’ın elindeki diğer yerleri de özgürleştirmeyi teklif ettik. Hatta harekat planlarımız dahi hazırdı. Ancak o anda anlaşılmaz gibi gözüken ama artık iyi bildiğimiz sebeplerle müttefikler Türkiye gibi meşru bir güç yerine PKK/YPG gibi terör örgütleriyle hareket etmeyi tercih ettiler. Hala onlarla beraberler. Teröristler Fransa da bir eylem yaptığında Fransız halkının acısını paylaşmak üzere tüm dünya ile birlikte biz de oradaydık. Buna karşılık DEAŞ ülkemizde 50 kişinin, 100 kişinin öldüğü pek çok canlı bomba saldırısı gerçekleştirdiğinde yanımızda hiç kimseyi bulamadık. Meselenin DEAŞ değil, hele PKK hiç değil, sadece ve sadece bölgemize yönelik bir projenin hayata geçirilmesi olduğu gerçeği attığımız her adımda bir kez daha karşımıza çıktı. Önümüzde iki yol vardı. Ya Avrupa’da ve Amerika’da yazılan bu senaryoda bize biçilen role teslim olacak yanı başımıza gelenlere ve geleceklere rıza gösterecek kasap bıçağına boynumuzu uzatacaktık ya da mücadele edecektik. Türkiye’nin ve Türk milletinin mazisinde teslim olma seçeneği asla olmamıştır. Biz de yapmamız gerekeni yaptık. Milletimizle birlikte mücadele bayrağını yükselttik. Ya istiklal ya ölüm diyerek devletini kurmuş bir millete başka türlüsü zaten yakışmazdı” dedi.

Suriye’de Türkiye’nin başlattığı operasyonun ardından DEAŞ tehdidi ortadan kalktığında karşılarında garip bir manzara bulduklarına dikkat çeken Erdoğan, “Anlaşılır gibi değil. Bir tarafta rejim yüz binlerce insanı katlederek milyonlarca insanı yerinden ederek ilerliyordu, diğer taraftan ise PKK, YPG Amerika’nın ve Avrupa’nın sınırsız desteğiyle 1 milyon Arap’ı, Kürdü, Türkmen’i, Süryani’yi ve her kesimden insanı yerinden ederek sınırlarımız dibinde bir terör koridoru oluşturuyordu. Bugün sivil kayıpları konusundaki hassasiyetlerinden dem vurarak karşımıza dikilenlerin hiçbirinin de o günlerde sesi çıkmıyordu. Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin’i teröristlerden temizlerken destek bir yana sürekli eleştiriye maruz kaldık. Şimdi Barış Pınarı Harekatı’nı yürütüyoruz bu defa çok daha aleni bir dirençle, hatta saldırıyla karşı karşıyayız. Bugünlerde hemen her gün, hatta kimi günler birkaç tane Batılı lider Barış Pınarı Harekatını durdurmamız için bizi arıyor. Bu harekatı durdurun diyorlar ama bugüne kadar bizi teröristler tarafından ülkemize atılan 900’e yakın havan ve roketler için üzüntülerini bildirmek üzere kimse aramadı. Bizi bu saldırılarda hayatını kaybeden 20 vatandaşımız için başsağlığı, yaralanan 170 vatandaşımız için geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere de kimse aramadı. Bunları iyi tanıyın, bunlara hiç güvenmeyin. Hatta terör örgütünü korumak için bizi arayanlar şöyle bir yarım ağızla dahi olsun bu konuda tek kelime etmediler. Bunların derdi ummuyorlardı bunlar, Türk ordusu bu kadar süratle mesafe alacağını beklemiyorlardı. Baktılar ki hesap tersine döndü bunun üzerine aramaya başladılar” açıklamasında bulundu.


16 Ekim 2019