• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Tarihte sivil katliamı yapmadık yapmayız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Tarihte sivil katliamı yapmadık yapmayız’
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Tarihte sivil katliamı yapmadık yapmayız’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugünlerde hemen her gün, hatta kimi günler birkaç tane Batılı lider Barış Pınarı Harekatı’nı durdurmamız için bizi arıyor. Bu harekatı durdurun diyorlar ama bugüne kadar bizi teröristler tarafından ülkemize atılan 900’e yakın havan ve roketler için üzüntülerini bildirmek üzere kimse aramadı. Bizi bu saldırılarda hayatını kaybeden 20 vatandaşımız için başsağlığı, yaralanan 170 vatandaşımız için geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere de kimse aramadı. Bunları iyi tanıyın, bunlara hiç güvenmeyin” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Meclis gündeminde yargı reformu başta olmak üzere çok önemli hazırlıklar ve kanun tasarılarının olduğunu kaydeden Erdoğan, “Milletvekillerinin Mecliste iştirak noktasında zayıf olduklarını grup başkan ve başkanvekili arkadaşlarımdan aldım. Bizim gibi böyle güçlü bir partiye yakışmıyor. Arkadaşlar bizim salı, çarşamba, perşembe fevkalade haller dışında 3 gün, 3 günümüzü Meclis çalışmalarına örnek bir parti olarak veremezsek bize yazıklar olsun. Burada hassas olmamız lazım. Hele hele bu dönemde çok daha hassas olmamız lazım. Arkadaşlar, sizleri bahçelerden toplayıp gruba getirmemesi lazım. Bunu özel bir ricam olarak söylüyorum. Bu dönemde de Cumhur İttifakı olarak Meclisi etkin bir şekilde çalıştırmakta kararlıyız ancak bu iştirakleri tam yaparsak. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olduğuna inandığımız her konuda Mecliste temsil edilen diğer siyasi parti grupları ve milletvekilleriyle uzlaşma yollarını aramayı sürdüreceğiz. Meclisin gereksiz yere oyalanmasına, kilitlenmesine yönelik hiçbir girişime de eyvallah etmeyeceğiz. Yeni yasama yılının ülkemize, Meclisimize ve milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Suriye’de 9 Ekim günü saat 16.00’da başlatılan Barış Pınarı Harekatı’nın başarıyla devam ettiğini söyleyen Erdoğan, “Türkiye, harekatı başlatma noktasına bir anda gelmemiştir. Bu işin bölücü terör örgütü ile mücadelemiz bakımından yaklaşık 40 yıllık, Suriye sorunu bakımından 8 yıllık mazisi var. Bugün geldiğimiz noktada 40 yıldır on binlerce vatandaşımızın canına mal olan, ülkemize maliyet getiren bölücü terör meselesinin nasıl ortaya çıktığını ve büyüdüğünü daha iyi anlıyoruz. Ülkemiz her hal ve şart altında müttefiklik hukukunun gereklerini yerine getirmiştir. Buna karşılık müttefiklerimizin yüzümüze başka konuştuğu arkamızdan ise başka işler çevirdiği açığa çıkmıştır. Her şeye rağmen Türkiye’nin tavrı barıştan, huzurdan yana olmuştur” diye konuştu.

Suriye meselesinin Kuzey Afrika ve Ortadoğu coğrafyasının yeniden dizayn edilmesini amaçlayan bir projenin ürünü olduğunu kaydeden Erdoğan, “Gerçi biz Suriye yönetimine daha ortada hiçbir çatışma yokken demokrasiden, hukuktan yana tavır takınması için çok tavsiyede bulunduk. Vatandaş dahi sayılmadıkları için ezilen, dışlanan Kürt kardeşlerimize yine ülkemizle irtibatları sebebiyle baskı altında tutulan Türkmen kardeşlerimize hakkaniyetle davranılması için ısrarcı olduk. Bunu bizzat Esed’in kendisine defaatle söylemiş bir liderim. Bizim tekliflerimiz değerlendirmeye alınmadı. Baskı, şiddet ve zulüm yolu seçildi. Suriye’de yaklaşık 1 milyon masum insanın hayatına malolan kriz böyle başladı” dedi.

Arap Birliğine de tepki gösteren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Son 8 senede ülke nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan 12 milyon kişinin evlerinden kaçmalarına bunların yarısının da ülke dışına gitmesine yol açan çatışmalar yaşandı. Suriye dışına giden 6 milyon Suriyelinin 4 milyonu da ülkemize gelmiştir. Bunların 3 milyon 650 bini ağırlıklı olarak Arap, Türkmen bunun yanında Ezidisi vesaire. Ama 350 binin tamamına yakını Kürt’tür. Bunlar Kobani’den gelenlerdir. 4 milyon şu anda Suriye’den gelen bu mülteciler var. Tamamına yakını Arap olan bu mülteciler bize maalesef ifadeyi kullanmakta bile edep ettiğim Arap Ligi’ne hiç yakışmıyor. Ey Arap Ligi acaba siz ne kadar Suriyeliyi kabul ettiniz. Ya siz Suriye’yi Arap Ligi’nden çıkardınız şimdi de Türkiye’ye hakaret etmek için Suriye’yi almak gibi bir projeyi hayata sokmaya çalışıyorsunuz. Yaşanan bütün bu kaos ortamını fırsat bilen kimi güçler DEAŞ adı altında bir cinayet makinesi keşif etmiş ve iplerini sürekli ellerinde tutarak ortaya salmıştır. Arap Ligi’nin bugün bu mültecilerle ilgili bir Allah kuruşu destek verdiği vaki mi? Hayır. AB’nin sadece 3 milyar avro uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla Kızılay’a, AFAD’a verdiği destek. Verdiği destek sözü 6 milyar avro idi. Bu konuda yaptığımız harcama 40 milyar doları aşmıştır.”

“DEAŞ’ın faaliyet gösterdiği, katliamlar yaptığı, müdahalelere sebep verdiği bölgelerin tamamı da coğrafyamızın kadim halklarının yaşadığı yerlerdir. İslam ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu vahşi örgüt İslam ve Müslümanların en büyük düşmanıdır. Bugün dahi hala bölgede Müslümanlar lehine atılabilecek her adımın önüne DEAŞ faktörü bir engel olarak çıkartılmaya devam ediyor. Üstelik DEAŞ’ı proje olarak geliştiren, maddi olarak destekleyen ülkeler bugün karşımıza güya en büyük DEAŞ düşmanı görüntüsüyle çıkıyor” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Biz bu konuda kimin ne rolü oynadığını gayet iyi biliyoruz. DEAŞ’ın bölgemizde çöküşünü başlatan ise yine biz olduk. El Bab’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getiren biz olduk. Bunlar, başta FETÖ’cüler olmak üzere hep aleyhte güya biz DEAŞ’a karşı müşfikmişiz. Tıpkı bir balon gibi sürekli şişirilen gücü sadece masumlara yeten bu örgütün foyasını Fırat Kalkanı Harekatı ile biz ortaya çıkardık. Bu harekatta yaklaşık 3 bin teröristi etkisiz hale getirerek DEAŞ balonunu söndürdük. Fırat Kalkanı Harekatının ardından müttefiklere Rakka ve Deyrizor tarafı başta olmak üzere Suriye’de DEAŞ’ın elindeki diğer yerleri de özgürleştirmeyi teklif ettik. Hatta harekat planlarımız dahi hazırdı. Ancak o anda anlaşılmaz gibi gözüken ama artık iyi bildiğimiz sebeplerle müttefikler Türkiye gibi meşru bir güç yerine PKK/YPG gibi terör örgütleriyle hareket etmeyi tercih ettiler. Hala onlarla beraberler. Teröristler Fransa da bir eylem yaptığında Fransız halkının acısını paylaşmak üzere tüm dünya ile birlikte biz de oradaydık. Buna karşılık DEAŞ ülkemizde 50 kişinin, 100 kişinin öldüğü pek çok canlı bomba saldırısı gerçekleştirdiğinde yanımızda hiç kimseyi bulamadık. Meselenin DEAŞ değil, hele PKK hiç değil, sadece ve sadece bölgemize yönelik bir projenin hayata geçirilmesi olduğu gerçeği attığımız her adımda bir kez daha karşımıza çıktı. Önümüzde iki yol vardı. Ya Avrupa’da ve Amerika’da yazılan bu senaryoda bize biçilen role teslim olacak yanı başımıza gelenlere ve geleceklere rıza gösterecek kasap bıçağına boynumuzu uzatacaktık ya da mücadele edecektik. Türkiye’nin ve Türk milletinin mazisinde teslim olma seçeneği asla olmamıştır. Biz de yapmamız gerekeni yaptık. Milletimizle birlikte mücadele bayrağını yükselttik. Ya istiklal ya ölüm diyerek devletini kurmuş bir millete başka türlüsü zaten yakışmazdı” dedi.

Suriye’de Türkiye’nin başlattığı operasyonun ardından DEAŞ tehdidi ortadan kalktığında karşılarında garip bir manzara bulduklarına dikkat çeken Erdoğan, “Anlaşılır gibi değil. Bir tarafta rejim yüz binlerce insanı katlederek milyonlarca insanı yerinden ederek ilerliyordu, diğer taraftan ise PKK, YPG Amerika’nın ve Avrupa’nın sınırsız desteğiyle 1 milyon Arap’ı, Kürdü, Türkmen’i, Süryani’yi ve her kesimden insanı yerinden ederek sınırlarımız dibinde bir terör koridoru oluşturuyordu. Bugün sivil kayıpları konusundaki hassasiyetlerinden dem vurarak karşımıza dikilenlerin hiçbirinin de o günlerde sesi çıkmıyordu. Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin’i teröristlerden temizlerken destek bir yana sürekli eleştiriye maruz kaldık. Şimdi Barış Pınarı Harekatı’nı yürütüyoruz bu defa çok daha aleni bir dirençle, hatta saldırıyla karşı karşıyayız. Bugünlerde hemen her gün, hatta kimi günler birkaç tane Batılı lider Barış Pınarı Harekatını durdurmamız için bizi arıyor. Bu harekatı durdurun diyorlar ama bugüne kadar bizi teröristler tarafından ülkemize atılan 900’e yakın havan ve roketler için üzüntülerini bildirmek üzere kimse aramadı. Bizi bu saldırılarda hayatını kaybeden 20 vatandaşımız için başsağlığı, yaralanan 170 vatandaşımız için geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere de kimse aramadı. Bunları iyi tanıyın, bunlara hiç güvenmeyin. Hatta terör örgütünü korumak için bizi arayanlar şöyle bir yarım ağızla dahi olsun bu konuda tek kelime etmediler. Bunların derdi ummuyorlardı bunlar, Türk ordusu bu kadar süratle mesafe alacağını beklemiyorlardı. Baktılar ki hesap tersine döndü bunun üzerine aramaya başladılar” açıklamasında bulundu.




UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
MİL-SEN İSTİŞARE TOPLANTISI, GENİŞ BİR KATILIMLA YAPILDI MİL-SEN İSTİŞARE TOPLANTISI, GENİŞ BİR KATILIMLA YAPILDI

D.BAKIR- Sağlık çalışanlarının sorunlarına kalıcı ve köklü çözümler üretebilmek ve onlara daha iyi hizmetler sağlayabilmek amacıyla kurulan MİL SAĞLIK-SEN Federasyonu Diyarbakır İl Başkanlığı, ‘haftalık istişare ve değerlendirme toplantısını’ gerçekleştirdi.

GÖNÜL ERLERİMİZİN SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Toplantıda bir konuşma yapan, MİL SAĞLIK-SEN Diyarbakır İl Başkanı Fatoş Gökalp, şunları söyledi:

 ‘MİL SAĞLIK-SEN olarak haftalık istişare ve değerlendirme toplantımızı, ilçe ve hastane temsilcilerimizin yanı sıra, aramıza katılan yeni çalışma arkadaşlarımızla birlikte yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Toplantımızda, sendikamızın geçtiğimiz günlerde yapılan genel kurul sonrasında oluşan Genel Merkez yönetimi, yeni tüzüğümüz ve yapılanmayla ilgili çalışmaları konu olarak, son derece faydalı istişareler yaptık.
Ayrıca, sendikamızın yeni yapılanmasıyla ilgili ve bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalar hakkında, arkadaşlarımıza bilgilendirici açıklamalar yaptı.

Sürekli olarak sahada çalışmalar yapacak ve bu yaptığımız çalışmaları raporlaştırıp, kayda geçerek, tespit ettiğimiz sorunların en kısa sürede çözüme kavuşması noktasında takipçi olacağız.
Belirlediğimiz çalışma takvimi dahilinde önümüzdeki günlerde, İlimiz Merkez’in yanı sıra, İlçe hastanelerimizde görev yapan sağlık çalışanlarımız ve hastane yöneticilerimizi ziyaret ederek, hem onların sorunları ve çalışmaları hakkında bilgiler alacağız, hem de sendikal çalışmalarımız hakkında bilgilendirme yapacağız.

Manevi, İlkeli ve Liyakatli Sendikacılık Anlayışıyla’ çıktığımız bu kutlu yolculukta, sonuna kadar mücadele edecek, hep daha iyi ve güzeli hedefleyeceğiz.

Ailemiz, her geçen gün büyüyor. Bu durum bizleri mutlu ettiği kadar, üstlenmiş olduğumuz sorumluluğun ne denli önemli olduğunu da hatırlatıyor. Bizlere duyulan güvene layık olabilmek için, elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz.

Allah’ın; izni ile, çalışan emekçilerimizin sonuna kadar yanlarında olacak, sorunlarının çözümü noktasında, azimle çaba göstereceğiz’.

MİL SAĞLIK-SEN Diyarbakır İl Başkanı Yardımcısı Ömer Tapancı ise, ‘Davamız Hak, Hukuk, Adalet davasıdır. Dolayısıyla, emeğin ve alın terinin hak ettiği değeri görebilmesi noktasında bizlere tarihi bir görev düşüyor.  Emekçi kardeşlerimizin sorunları, aynı zamanda bizim sorunlarımızdır.
‘Allah; yar ve yardımcımız olsun’ şeklinde sözlerini tamamladı.
Toplantı, toplu fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.

Bağlar Belediyesi kendi asfaltını üretiyor Bağlar Belediyesi kendi asfaltını üretiyor

Bağlar Belediyesi, Karacadağ eteklerindeki tarım arazilerini temizleyerek elde ettiği tarihi bazalt taşlarını belediye bünyesinde hayata geçirdiği atölye ile sıcak asfalta çevirerek şehir içi ve kırsaldaki yollarda kullanmaya başladı.

Karacadağ bölgesinde bulunan tarım arazilerini ücretsiz olarak taşlardan temizleyerek tarıma elverişli hale getiren belediye, dünyada en kaliteli asfalt malzemesi olarak bilinen bazalt taşını kendi kurduğu tesiste asfalta dönüştürüp az maliyetle yollarda asfaltlama hizmetine çevirecek.

Selahattin Eyyübi Mahallesi’nde yapılan asfaltlama çalışmasının startını Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu verdi.

Salı günü saat 14.00’da Körtepe Mahallesinde bulunan tesisin resmi açılışı yapılacak. Bağlar Belediyesi kendi ürettiği asfaltla kendi bölgesindeki yolları yapıp talep eden diğer kurum ve işletmelere vererek gelir elde etmeyi planlıyor.

Mahkeme kararı ile padişah torunu olduklarını kanıtladılar Mahkeme kararı ile padişah torunu olduklarını kanıtladılar

Sivas’ta yaşayan Kadir Karademir, Kanuni Sultan Süleyman’ın soyundan geldiklerini mahkeme kararı ile kanıtladıklarını söyledi.

Sivaslı Kadir Karademir’in annesi Nükhet Tozan ve teyzeleri Kanuni Sultan Süleyman’ın soyundan geldikleri iddiasıyla 90’lı yıllarda Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesine “vakıf evlatlığı” davası açtı. 2010 yılında sonuçlanan mahkemede davacıların Kanuni Sultan Süleyman’ın eşlerinden Hürrem Sultan’ın kızı Mihrimah Sultan’ın soyundan gelen “Müritzade Mustafa Ağa ve eşi Şerifa hanımın vakıflarına galle fazlasına müstahak vakıf evlatları olduklarına” karar verildi. Bu karar ile padişah torunu olduklarının kanıtlandığını söyleyen Kadir Karademir, fırsat buldukça Sivas’ta Yukarı Tekke Mezarlığın’da bulunan Kanunu Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Beyazıt ve oğullarının kabirlerini ziyaret edip dua ediyor.

Padişah torunu olduğunu sonradan öğrendi

Kadir Karademir, padişah torunu olduğunu sonradan öğrendiğini belirterek, “Bende böyle bir durum olduğunu bilmiyordum. Rahmetlik annemin babası Hasan Tozan dedem padişah torunu olduğundan bahsedermiş. Bu süreçte ilerledi hepsi rahmetli oldu fakat teyzelerim sonradan mahkemeleri başlattılar biz torunları mıyız diye. Mahkemeler özellikle Balıkesir boyvodasından direkt olarak başladı. Mahkeme ile 2010 yılında bizim Kanuni Sultan Süleyman Han’ın soyundan geldiğimiz kanıtlandı. Bizim soy ağacımız mevcuttur. Bunların hepsi gerçek ve damgalı mühürlü belgelerdir. Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan, Hürrem Sultan’ın kızı Mihrimah Sultan, Mihrimah Sultan’ın oğlu 3. Mustafa’nın kızı Hatice hanım bizim en büyük dedemiz ile evlenmiş. Dedemizin ismi Alimi Zadeoğlu. Biz bu soydan geliyoruz. Bizim padişah soyundan geldiğimiz kesin. Elimde bulunan belgede damgalı ve mühürlüdür. Elimde birde vakıflar dosyası var, içinde belgeler var kanıt niteliğinde. Ben olmamış bir şeyi olmuş gibi gösterme niyetinde değilim. Her türlü belgemiz elimizde mevcuttur. Biz Kanuni Sultan Süleyman’ın soyundan gelmeyiz” dedi.

“Bir talebimiz yok, sahip çıkılsın”

Karademir, vakıf malları üzerinden herhangi bir talepleri bulunmadığını belirterek, “Mahkeme süreci uzun sürdü. Ama ilk 2010 yılında biz müritzade evlatları olduğumuzu kanıtladık. Fakat müritzade olunca Osmanlı’da bir padişaha dayanınca hemen hemen bütün padişahlara dayanıyoruz. Biz bunların kesinlikle soyundan gelmeyiz. Ben bana şunu verin bana bunu verin, ben böyle olayım demiyorum. Özellikle devlet büyüklerimizin bize gel evladım deyip bize sahip çıkmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.

CİHAN ENSARİOĞLU, YÖNETİMDE YER ALMADI CİHAN ENSARİOĞLU, YÖNETİMDE YER ALMADI

Yeniden Refah Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi bugün başkent Ankara’da gerçekleştirildi.

Merhum Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığını yaptığı ‘Yeniden Refah Partisi’nin 1. Olağan Büyük Kongresi, Ankara Arena Spor Salonu’nda, 81 ilden delegelerin katılımıyla gerçekleşti. Kongrede yapılan genel başkanlık seçiminde, kayıtlı bin 117 delegeden 978’i oy kullandı. Fatih Erbakan 971 oy alırken, 7 oy geçersiz sayıldı.

Böylece Fatih Erbakan, partisinin ilk olağan genel kurulunda geçerli oyların tamamını alarak, yeniden genel başkanlık görevine seçildi. 

CİHAN ENSAROĞLU, YENİ YÖNETİMDE GÖREV ALMADI

 Yeniden Refah Partisi kurucularından ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi Cihan Ensarioğlu, bu kez yönetimde yer almadı.

Adalet ve Kalkınma partisi (Ak parti) 24. Dönem Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun kardeşi olan Cihan Ensarioğlu, ailesini zor durumda bırakmamak için bu kongrede görev almamayı tercih ettiğini belirtti.

GİRİŞİMCİ VE YENİLİKÇİ LİDERLER DERNEĞİ HEDEFLERİNİ GÜNCELLEDİ GİRİŞİMCİ VE YENİLİKÇİ LİDERLER DERNEĞİ HEDEFLERİNİ GÜNCELLEDİ

D.BAKIR- 2014 yılında kurulan ‘Girişimci ve Yenilikçi Liderler Derneği’, olağan genel kurul toplantısını yaptı. Kadayıfçı Sıtkı Usta’da yapılan genel kurul toplantısında, dernek yönetimi değişirken, basın yayın kuruluşlarının temsilcileri ve dernek üyeleri tam kadro olarak katıldılar.

HEDEFİMİZ, VİZYONER LİDERLER YETİŞTİRMEK

Kongrede, başkanlığa Hüseyin Diriarın seçilirken, derneğin bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar ve bundan sonraki süreçte yapmayı hedeflediği projeler ile ilgili istişareler yapıldı.

Genel kurulda dernek başkanlığına seçilen Hüseyin Diriarın, geniş kapsamlı çalışmalar yapmayı hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi:
‘Girişimcilik-Lider ve yenilikçiğin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmedeki rolünü belirlemek ve gelişmesine yönelik yerel ve bölgesel faaliyetleri etkinlikler ve politikalar üretmek, Faaliyetlerimizle ilgili nitelikli Ar-Ge verileri oluşturarak bu verileri yerel ve bölgemiz genelinde insanlara ve yetkili kamu kurum ve kuruluşlarına sunmak hedefiyle çıktığımız bu yolculukta, emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz.

Girişimci, yenilikçi ve liderler derneği çatısında girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve geliştirmek, girişimcilerin gelişmesine sosyal, kültürel ve ekonomik alanda katkı sunmak, hedeflerimiz arasında yer almakta.
Amacımız ülkemiz genelinde yaşayan vatandaşlarımızın, Anayasamızın öngördüğü kanun esasları doğrultusunda, özelde ise Diyarbakır İlimizde yaşayan vatandaşlarımızın, eşit, demokratik ve planlı bir düzen içinde kalkınıp sosyo-ekonomik, ticaret, sanayi, eğitim ve kültür düzeyinin gelişmesine aracı olmaktır.

Sermaye, teknoloji, fikir alışverişi ve koordinasyonunu sağlamak ve bu konuda aktif olabilecek, kendine özgüven duyan, güvenilen, her türlü riskleri üstlenebilen, üretken, cesaretli, iyimser ve entelektüel, liderlik özellikleri olan, başarıya odaklanmış ve yeniliklere açık yenilikçi, lider girişimcilerin yetişmesine katkı sunmak, vizyoner projelerimiz arasında yer almakta.
Bunun yanısıra, iş hayatındaki gelişmeleri izleyerek, bu konudaki tecrübe, görüş ve fikirlerin yayılmasını sağlamak, girişimciliğin gelişerek, ön plana çıkmasına katkı sağlamak, kişisel ve mesleki gelişmelere yardımcı olmak, girişimci ve lider kişilerin, toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik düzeyinin gelişmesine katkıda bulunmalarını sağlamak temel hedeflerimiz arasında yer almakta.

Dernek olarak, özel, kamu kurum ve kuruluşları ile, Sivil Toplum Kuruluşları, Diyarbakır Ticaret Odası (DTB), Diyarbakır Ticaret Odası (DTO), Esnaf ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Birlikleri Odası (DESOB) gibi kurumlarımız arasındaki işbirliği ve yardımlaşmayı sağlamak misyonuyla yola çıkmış bulunmaktayız.

Girişimci ve yenilikçi lider kişilerin, toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik düzeyinin gelişmesine katkıda bulunmalarını sağlama yönünde gayret göstereceğiz.

Eğitime ve dezavantajlı ailelere, engelli bireylerimize, kadınlarımıza, yaşlılarımıza olanaklarımız ölçüsünde destek vermek, ekonomik durumu elverişli olmayan başarılı öğrencilerimize burs temin etmek şiarıyla çıktığımız bu yolculukta, yaptığımız kongre ile hedeflerimizi tazeledik.
Derneğimiz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da siyaset üstü olarak, politik herhangi bir faaliyete kesinlikle izin verilmeyecek.
Ayrıca, oda, borsa, STK, özel müteşebbisler, kamu kurum kuruluşları, resmi daire yetkililerini ziyaret ederek, sürekli diyalogda olacak ve istişare edeceğiz.

Hangi Semavi Din’e mensup olursa olsun dışlamayacak, dil ve ırk ayrımı yapmadan, kapımızı herkese açık tutacağız. 
Peygamberler, Evliyalar, Sahabeler kenti, kutlu şehrimiz Diyarbakır’da, sorunlara çözüm üretip, ortak aklı kullanarak, yeni projeleri hayata geçirmek, bizim için onur vesilesidir.

SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE ÖNEM VERECEĞİZ

Kuruluş misyonumuz gereği, Diyarbakır’da faaliyet gösteren iş dünyasının bir çok farklı sektörlerine mensup yöneticiler, çalışanlar, esnaflarımız, sağlık sektörüne mensup arkadaşlarımız, derneğimiz çatısı altında buluşarak, görev aldılar’.
Dernek Başkanlığına seçilen Hüseyin Diriarın, daha sonra şöyle devam etti:
‘Başta sosyal sorumluluk projelerimizi hayata geçirmek isteyen bir dernek olarak, geniş halk kitlelerine hitap eden, vizyoner bakış açısıyla hareket eden bir derneğiz.

‘VİZYONER LİDERLER YETİŞTİRME PROJESİ’

Bunun yanı sıra, çok yakın zamanda Eğitim, Zirve, Seminer gibi çok yönlü ve geniş katılımla etkinliklerimiz olacak.
Aynı zamanda donanımlı, birikimli, İlimize ve Ülkemize faydalı bireyler yetiştirmek, vizyoner bakış açısıyla sorunların kalıcı ve köklü çözümlere kavuşmasını hedefleyecek lider özellikleri olan insanlar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda kongremizin hayırlı olmasını, Yüce Rabbim’den niyaz ediyoruz’.

DERNEK YÖNETİMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİ

Kongre sonucunda, derneğin yönetimi, şu şekilde gerçekleşti:

Hüseyin DİRİARIN             Dernek Yönetim Kurulu Başkanı
İsmail Hakkı CEYLAN         Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Ceyhan KOCAKAYA           İK Uzmanı – Genel Sekreter
Mahmut YILDIZHAN          Yönetici – Sayman
Merve CEYLAN                 Avukat  Yönetim Kurulu Üyesi
Hasan İMİR                     Danışman   Yönetim Kurulu Üyesi Ydk.
Bayram DİNÇ                   Eczacı   Yönetim Kurulu Üyesi Ydk.
Emra KOÇYİĞİT                Danışman – Yönetim Kurulu Üyesi Ydk.
Remzi NOYAT                   İşletmeci – Yönetim Kurulu Üyesi Ydk.
İsmail YAMAN                   İşletmeci – Yönetim Kurulu Üyesi Ydk.
Aziz LAMA                       Muhasebeci – Denetim Kurulu
Funda YAKAR                   Muhasebeci – Denetim Kurulu
Veysel TURAN                  İK Uzmanı – Denetim Kurulu
Serkan BARUT                  İşletmeci – Denetim Kurulu Ydk.
Selahattin YAĞMUR           Reklamcı – Denetim Kurulu Ydk.
Mahir ÇATAL                    Bilgisayar Programcısı – Denetim Kurulu Ydk.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler